Prof. Dr. Ahmet Taşağıl

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Chinese Side of Köl Tigin’s Inscriptions

The Orkhun’s Inscriptions of Turkish writing (Köl Tigin ve Bilge Kagan) were read about a hundred and ten years ago. During the same years, chinese side of the inscriptions was translated into German, Russian, French and English. Then, some of them were translated into Turkish. Besides, for the first time, these texts were translated from the original source into Turkish by our side. Unluckly, during our work we have faced some distortions on the text, comparing early works. Therefore, we had to codify all of the characters one by one, in order to overcome the problems and to finish the work properly.

In sum, the Chinese text is a condolence letter. It was sent by T’ang dynasty’s emperor Hsüan-tsung to Bilge Kagan related to his brother Köl Tigin’s death. In his letter, emperor Hsüan-tsung begins mentioning that the universe and the world’s creation , Chinese and Turkish relations in the Central Asia. His language is similar with the Chinese state philosophy. And then, it is mentioned that some important events and military accopmlishments of Köl Tigin, during the time of setting up of the incsriptions. Finally, Bilge Kagan’s policy about giving importance to the Chinese-Turkish friendship was praising. The writer of this article tries to evaulate this side of the inscription.

 

 

 

Moğolistan’daki Türk Anıtları Projesi çerçevesinde 2002 yılının 16 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında Koşo Çaydam Gölü yakınında bulunan Orhun Yazıtlarının Çince metinleri üzerinde incelemeler yaptım. Daha önce Gök-Türk tarihi ile ilgili Çin kaynaklarındaki orijinal bilgiler üzerinde çalıştığım için ve bu konularda iki kitap yayınladığım, iki kitabı da yayınlamak üzere olduğumdan konuya çok aşina idim. Fakat, yine de Köl Tigin ve Bilge Kagan yazıtlarını görmenin, orijinal metnin üzerinde çalışmanın beni heyecanlandırdığını söylemem gerekir.

Bahsettiğim tarihler arasında önce Köl Tigin Yazıtının Çince yüzü, daha sonra Bilge Kagan Yazıtının Çince yüzü üzerlerinde çalıştım. Köl Tigin Yazıtının Çince metninin satırlarını kendi kompozisyonuna göre sağdan sola doğru sondaki tarihle ilgili ifade dahil numaralandırdım. Her bir satırdaki karakterleri(Çince terminolojiye uygun olarak kelime yerine karakter sözü kullanılacaktır) kodlamak suretiyle inceleme fırsatı buldum. Neticede mevcut karakterlerin hepsini kopyaladım. Maalesef satırların alt taraflarına doğru gelen yerlerinde kopmalar olmuştur. Bu durum metni anlamlandırmayı zorlaştırmaktadır. Daha önce yazıtın bu metnini tercüme eden yabancı ilim adamları kopmaların bazılarını Çince kompozisyonun uslubuna uygun doldurmaya çalışmışlardır. Eski Çin imparatorlarının bu ifadelerinin ve mektuplarının tarzı bellidir. Dolayısıyla doldurmaların gerçeğe yakın yapıldığını söylemek mümkündür. Ancak, metnin içinde geçen bazı Türkçe unvan ve şahıs isimlerinin tam anlaşılamadığını, yine metnin yazılış tarzının Çin düşüncesine göre olduğunu, fakat yorumlarken, objektif gözle bakılmadığını fark ettim. Bunun yanında çok sayıda karakter metnin kopyalarına göre okunduğu için farklı değerlendirilmiştir. Yazıları taşın üzerinde incelemenin büyük faydası oldu ve çok sayıda daha önce yayınlananlardan farklı karakterler tesbit ettim. Bu suretle tercüme de farklı ortaya çıktı.

Kendim Gök-Türk döneminin resmî hanedan tarihleri olan Chou Shu, Suei Shu, Chiou T’ang Shu ve Hsin T’ang Shu gibi kaynaklarda kayıtlı belgeler üzerine çalıştığım için metne yabancı değildim. Söz konusu kaynaklarda kayıtlı imparator mektupları da incelediğim için metni anlamlandırmayı bunlara uygun yaptım. Dolayısıyla metnin yazılış tarzı, mantığı ve düşüncesi beni fazla zorlamadı. Ancak, bazı karakterlerin bozulmuş olması ve kopuklukların anlamlandırmayı güçleştirdiğini söylemem gerekir. Metnin muhtevasını, yazılış maksadını ve son durumu hakkındaki bilgileri aşağıda değerlendirdim.

Köl Tigin Yazıtına göre çok daha harap durumdaki Bilge Kagan Yazıtının Çince yüzünde çok daha fazla yeni karakter tesbit etme imkanım oldu. Ancak, bunları silinmeler dolayısıyla anlamlandırmak, hayli zordur. Yine de Bilge Kagan Yazıtının Çince metni üzerinde bir makale yayınlamayı düşünüyorum.

 

Köl Tigin’in Kimliği

 

Ünlü kumandan ve devlet adamı Köl Tigin, II.Gök-Türk Devletini 716-734 yılları arasında idare eden Bilge Kagan’ın kardeşidir. Babaları Kutlug Kagan(682-691) öldüğünde Köl Tigin yedi yaşında, ağabeyi Bilge ise sekiz yaşında olduğu için, amcaları Kapgan(692-716) tahta geçmişti. Hükümdarlığının ilk yıllarında devletini güçlendirme anlamında çok önemli işler yapan Kapgan, Çin’deki esir Türkleri kurtarmış, kuzeyde Kırgızları doğudaki Türk ve Moğol boylarını, başta Türgişler olmak üzere Batı Türkistan’ı da devlete bağlamayı başardı(702’e kadar). Onun bu faaliyetleri sürerken 15-16 yaşlarına Bilge ve Köl Tigin kardeşler devlet kademelerinde görev almaya başladılar. Aşağıda açıklamaya çalıştığımız Köl Tigin’in, ağabeyi Bilge’nin kendi ağzından anlattığı başarıları kazanırken şöhreti de günden güne artıyordu.

Ancak, 708 yılından itibaren Gök-Türk ülkesini tamamen boy isyanları kaplayınca Bilge ve Köl Tigin’e büyük iş düşmüştü. 716 yılında Kapgan Kagan’ın Bayırku’lar tarafından öldürülmesine kadar adeta savaştan savaşa koşarak, devletin dağılmasını önlediler. Ama bunca kahramanlıklarına rağmen amcaları Kapgan’ın oğlu İnel’in(İni İl?) hiç layık olmadığı halde tahta oturmasına sessiz kalmaları beklenemezdi. Çünkü millet İnel Kaganı istemiyordu. Nitekim Köl Tigin yaptığı bir darbe ile onu tahttan indirdi. Yerine ağabeyi Bilge’nin kagan olmasını sağladı. Babası zamanından beri devlete hizmet etmiş olan ünlü vezir Tonyukuk da millet tarafından çok sevildiği için eski görevine getirildi. Tonyukuk bir stratejist, Köl Tigin askeri işlerin kumandanı olarak Bilge’nin yardımcısı oldu. Hep birlikte birkaç sene içinde devleti derleyip toparladılar. Devlet eski gücüne kavuşmuş, ülke içinde huzur sağlanmış, komşu Çin ,Gök-Türklerin gücünü kabul edip barış yapmak zorunda kalmıştı.

731 yılına gelindiğinde Bilge ve II.Gök-Türk Devleti böyle büyük bir kahramanını kaybediyordu. Dolayısıyla onun ölümü ağabeyi Bilge’yi çok üzmüştü. Çinliler başta olmak üzere bütün komşularından yoğ (cenaze) törenine katılım oldu. Ağabeyi kardeşinin adının ölümsüzleştirilmesi için bir yazıt dikilmesini istedi. Çin imparatoru, onun yoğ törenine katılması için elçiler gönderdiği gibi barkının yapılması, hayatında kazandığı başarıların dört duvarına resmedilmesi ve nihayet yazıtın bir yüzüne kendi ifadesini yazılması için bu konularda altı usta göndermişti. Yazıt ve bark yani külliye tamamlandıktan sonra Bilge Kagan hem hayranlığını, hem üzüntüsünü gizleyemiyordu. Gök-Türk ülkesinde böyle bir eser daha önce yapılmamıştı. Buna hayran olan Bilge, kardeşinin savaş sahnelerinin resimlerini duvarlarda görünce kederleniyor, gözleri doluyordu.

 

Çince Metnin Muhtevası:

Çin imparatoru Hsüan-tsung, Köl Tigin’in yazıtına yazılması için gönderdiği mektubunda, kendi devlet anlayışına kozmolojisine uygun düşünce tarzını yansıtmıştır. Önce evrenin ve dünyanın yaratılışından başlamış, sonra yeryüzündeki insanlığa gelmiştir. Bu noktada Çin’in efsanevi ilk imparatorundan devamla, eski Çin felsefesinin izlerini katmıştır. Özellikle M.Ö. III. asırdan önceki dönemlerde yazılan felsefi ve lirik şiir kitaplarından alıntılar yapmıştır. Özellikle İmparatorun, Konfüçyus öğretileri doğrultusunda yazılan She-ching adlı eserden etkilendiği ve alıntılar yaptığı anlaşılmaktadır.

1890’lı yıllarda daha önceki tercümeler yapıldığı sıralarda Gök-Türk tarihine ait bir çok problem henüz çözülememişti. Bundan dolayı Türkçe unvanlar, şahıs ve kabile isimlerin anlaşılmasında hem transkripsiyon hem de anlama problemlerinin yaşandığı görülmektedir.

 

Daha sonra bilinen tarihe gelen imparator, Büyük Hun İmparatorluğunun parlak dönemlerine değinmemiş, ancak, M.Ö. 58-52 arasına temas etmiştir. Çünkü, bu dönemde ülkesi içinde taht kavgalarından dolayı çaresiz kalan hükümdar(Şan-yü) Ho-han-ye’nin, Çin’in siyasi üstünlüğünü kabul edişini örnek göstererek, tarihî Türk-Çin dostluğunu vurgulamaktadır. Bunda maksat Gök-Türklerin Çin’in siyasi üstünlüğünü kabul ettikleri takdirde aralarında daima barış olacağına işaret etmektir.

Daha sonra imparator Hsüan-tsung’un da mensup olduğu T’ang hanedanının kuruluşu ve gelişmesi açıklanmaktadır. 618’de kurulan T’ang hanedanı 626’da tahta geçen ikinci imparator T’ai-tsung’la hızla büyümüş, Asya’nın en büyük devleti olmuştu. T’ai-tsung’a 630’dan sonra Doğu ve Batı Gök-Türk Devletleri bağlandığı gibi Orta Asya’nın diğer şehir devletleri de Çin hakimiyetini tanımak zorunda kalmıştı. Bu tarihi süreç yani 630-682 arasındaki fetret devri üzerinde de durulmaktadır. Söz konusu durumu Hsüan-tsung, yine Çin devlet anlayışına uygun olarak açıklamaktadır. Çin’de kurulan hanedanların en çok korktukları kuzeyden Çin’e saldırılar olduğu için, bunların durmasının kendileri için önemi anlatılmaktadır.

Akabinde Köl Tigin’in kimliği, askeri başarıları ve Bilge Kagan’ın kardeşi olmasının ayrıcalığı açıklanmaktadır. Dolayısıyla onun vefatından duyulan üzüntü ifade edilmektedir. Nihayet , Bilge Kagan’ın Orta Asya ve Çin için taşıdığı öneme değinilmekte, dostluğun böylece süreceği söylenmektedir. Neticede dostluğun ve barışın uzak Kuzey Asya bozkırlarında bilinmesi için yazıtın dikildiği yazılmaktadır.

 

Köl Tigin’in Faaliyetleri Hakkında:

 

684 yılında doğan Köl Tigin’in savaş alanlarındaki bilinen ilk başarısı 700 tarihinde yapılan Kansu seferi sırasında Çin ordusu kumandanı Wei Yüan-chung’un yeğenini canlı yakalayıp eliyle amcası Kapgan Kagan’a sunmasıdır. Ancak, bundan önce de Köl Tigin’in katıldığı askeri faaliyetler olabilir düşüncesindeyiz. Belki göze çarpan belirgin bir hareketi görülmediği için kaynaklarca zikredilmemiş olabilir. Ayrıca Bilge kendi yazıtında bu hadiseyi 701 ile tarihlemektedir. Dolayısıyla söz konusu başarının Köl Tigin tarafından 700-701 yıllarında gerçekleştirildiği soncuna varmamız mümkündür. Altı Çub Soğdaklarına yapılan Kapgan idaresindeki Köl Tigin ve Bilge’nin de katıldığı hücumda önce onlar bozguna uğratılmıştı. Arkasından Çinli Ong Tutuk, yani Wei Yüan-chung elli bin kişilik ordu ile üzerine geldi. Her halde atı çarpışmalar esnasında öldü ki, yaya olarak atılıp, hücum etti ve yakaladığı Çinli kumandanın yeğenini kaganına götürdü. Neticede Çin ordusu orada imha edildi.

Köl Tigin 705 yılında Çinli general Sha-t’o Chung-i ile yapılan savaşa katıldı. Çarpışmalar sırasında önce Tadık Çor’un boz atına, arkasından Işbara Yamtar’ın boz atına, sonra Yiğen Siliğ Bey’in giyimli don atına binerek hücum etmiş, ancak atların hepsi ölmüştü. Hatta Köl Tigin’i zırhından ve kaftanından yüzden fazla okla vurmuşlar, ama yüzüne ve başına değmemişti. Neticede adı geçen Çinli kumandanın 80 bin kişilik ordusu da mağlup edilmişti. Bu hadiseden sonra 710 yılından önce Türgi Yargın Gölü’nün kenarında Yir Bayırku’ların Uluğ Erkin’i ile yapılan savaşta Köl Tigin büyük yararlılıklar göstermiş, mağlup Uluğ Erkin az sayıdaki askerleriyle kaçıp gitmişti. Bilge’nin 710 yılındaki Kırgız seferinin arkasından Türgişler üzerine yapılan hücumlara Köl Tigin bizzat katılarak çok sayıda başarı elde etmiştir.

Hatta, Az’ların valisini eliyle yakalamak gibi üstün bir başarı daha gösterdi. Mağlup Türgişlerin arta kalanları öldürüldü ve Tabar’da yerleştirildiler. Bundan sonra Demir Kapı’ya yapılan seferin akabinde Türgişler yine düşman olmuşlar ve Maveraünnehr’e doğru gitmişlerdi. Köl Tigin az sayıda askerle onların peşinden gönderildi. Gücünün azlığına rağmen Köl Tigin büyük bir savaş yapmış, Alp Salçı Kır atına binerek çapışmalara katılmış, neticede Türgişler yine bozguna uğramışlardı.

Bundan sonra Koşu Totok(Tutuk)la savaşan ve onun çok sayıda askerini öldüren Köl Tigin, 711 yılında patlak veren Karluk isyanlarının bastırılması işlerinde de baş rol oynadı. Karluklarla Tamag Iduk Baş’ta savaştı(714). Onlar yenildikten sonra Azlar üzerine yüründü; çünkü onlar da düşman olmuştu. Kara Göl’de Azlarla savaşılmış; Alp Salçı Kır atına binen, Köl Tigin, Azların reisi İlteberi canlı yakalamış, boy halkını da ağır bozguna uğratmıştı. Boy isyanları neticesinde II.Gök-Türk Devleti ülkesi tamamen karıştığında Dokuz Oğuz Boyları da baş kaldırmışlardı. İzgiller mağlup edilmiş, ancak Alp Salçı Kır Atı çarpışmalar esnasında ölmüştü. Dokuz Oğuzları oluşturan boylarla bir yılda tam beş kez önce Togu Balık’ta, ikinci kez Koşulgak’ta Edizlerle, üçüncü Bolçu’da Oğuzlarla, dördüncü Çuş Başı’nda savaşılmıştı. Bu iç mücadeleler esnasında Gök-Türk Devleti yöneticileri ve orduları çok zor durumlarda kalmışlardı. Tongra’lardan bir grup bizzat Köl Tigin tarafından dağıtılmıştı. Beşinci savaş yine Oğuzlarla Ezgenti Kadız’da yapılmış; bu da galibiyetle sonuçlanmıştı. Ancak, Oğuzlarla yapılan savaşlar daha uzun süre devam etmişti. Oğuzların karargahı basmaları sırasında onun olağanüstü gayreti neticesinde düşman

geri püskürtülebilmişti. Neticede Köl Tigin’in Öksüz Kır Atına binip hücum etmesi, dokuz eri mızraklaması sayesinde karargah kurtarılmış, annelerin ablaların, prenseslerin diğer hayatta kalanların cariye olması önlenmişti. Bilge Kagan’ın ifadesine göre eğer Köl Tigin olmasa onların hepsi ölecekti.

Bütün bunlar bize Köl Tigin hakkında Çin kaynaklarının verdiği “olağanüstü asker, savaşmayı iyi bilir, böyle işlerde mükemmeldir” şeklindeki karakter tahliliyle tamamen uyuşmaktadır.

Köl Tigin’in Ölümü ve Yazıtının Dikilmesi :

 

Köl Tigin, Koyun yılının birinci ayının 17. Günü(27 şubat 731) ölmüştü. Aynı yılın dokuzuncu ayının 27 günü cenaze(yog) töreni yapılmıştı. Barkının, bedizinin ve yazıtının ise bir sonraki yıl olan Maymun yılının yedinci ayının 27. Günü yani 21 Ağustos 732’de tamamlandığı bilinmektedir.

l Tigin Koyun yılında, on yedinci günde vefat etti. Dokuzuncu ayın yirmi yedisinde yas(yog) törenini tamamladık. Türbesini, resimlerini heykellerini ve kitabe taşını Maymun yılında, yedinci ayın yirmi yedisinde hep bitirdik. Köl Tigin kendisi kırk yedi yaşında idi. Taş, türbe ustalarını, bunca ressam ve heykeltraşı Tuygun İlteber getirdi.

 

Çin kaynaklarına göre Köl Tigin, K’ai-yüan saltanat devresinin 19 yılında yani 731 yılında ölmüştü. İmparator Hsüan-tsung, Muhafız kıtasının generali olan Chang Ch’ü-i’yi ve Adalet Bakanlığının mahkumlar dairesi başkanı Lü Hsiang’ı baş sağlığı dileyen bir mektup vermek, cenaze törenine katılmak ve kurban sunmak üzere Bilge Kagan’a göndermişti. İmparator Hsüan-tsung ayrıca duygularının mezar taşına oyularak yazılması için, bunun yanında bir heykel yapılması ve dört duvarına Köl Tigin’in savaş sahnelerinin resmedilecek olduğu türbe tesisi için altı tanınmış eli becerikli adam yollamıştı. Onlar o kadar ustaca güzel yazdılar ki, Türkler daha önce böyle bir şeyi görmemişlerdi. Mo-chih-lien( Bilge Kagan), bunlara baktığı zaman daima kederleniyordu.

Çince Metnin Durumu

 

Yazıtın yukarısındaki ana başlık metninin genişliği 31 cm , yüksekliği 41 cm’dir. Müteveffa Köl Tigin’in Yazıtı anlamına gelen altı Çince karakter mevcuttur.

Esas metne baktığımızda aşağıdaki değerlendirmeleri yapmamız mümkündür:

Başlığın yüksekliği 26 cm olup beş karakter bulunmaktadır. Metnin en sonundaki tarihin yazıldığı sütun dahil bütün satırlar sağdan sola doğru istiflenmiştir. Bu yönde başlıktan sonra her bir satırı numaralandırdığımızda şu satır uzunlukları söz konusudur: 1-171; 2-178; 3-171; 4-164; 5-160; 6-166; 7-176; 8- 178; 9-182; 10-160; 11-194; 12-165; 13-111 cm.dir. Sadece 10.satırda herhangi bir kopma olmadığı tarafımızdan tesbit edilmiştir. Satırların en büyükleri dikkate alınarak kopmalar dahil en fazla 200 cm. olabileceği anlaşılmıştır. Diğer yandan gövde metnin genişliği 78 cm. dir.

Ana metindeki karakterlerin boyutları değişmekle birlikte yükseklikleri karakterine göre ortalama 3- 3,5 cm arasındadır. Genişlikleri de karakterlerine göre değişmekte olup 4-4,5 cm dir.

Tesbitlerimize göre ana metinde mevcut sağlam karakter sayısı 385’tir. Normalde olması gereken karakterlerin toplam rakamı 422’dir. Şu halde 37 karakter çeşitli etkenler sebebiyle bir şekilde kopmuş ya da silinmiştir. Satırlar itibarıyla mevcut karakter sayıları:1-31;2-31;3-31; 4-30; 5-30(1 tanesi yarım); 6-30; 7-32(1 tanesi yarım); 8-34(2 tanesi silik); 9-33( 1 tanesi); 10-29; 11-35; 12-12;13-20’dir.

Aslında yazılı alanın tamamı karakter boyutları ve satır aralıkları ile yükseklikleri dikkate alınarak hesaplandığında metinde 504 karakter yer alabilir. Ancak, Çince metnin kompozisyonu 422 karakter üzerine kurulmuştur. Daha önce metin üzerinde çalışan sinologlar, mevcut 385 karakterin sayısını çeşitli doldurmalarla 394’e çıkarmışlardır.

 

Yazıtın Bulunuşu ve Çince Metnin Üzerinde Çalışmalar:

 

1889 yılında Rus coğrafya Cemiyeti adına Moğolistan’da araştırmalar yapmaya gönderilen Nikolay Mihayloviç Yadrintsev(1842-1894) Urga(Ulan Bator)’ya 400 km. mesafede Karakorum ve Karabalgasun’a yaklaşık 50 km. kadar uzakta, Orhon Irmağının kıyısı ile Koço-Tsaydam Gölü civarında Köl Tigin ve Bilge Kagan anıtlarını buldu. Otto Donner(1835-1909) ile J.R.Aspelin, 1890 yılının Ocak-Şubat aylarında Moskova’da toplanan VIII. arkeoloji kongresinde Yadrintsev’den Moğolistan’da iki yeni anıtın bulunduğunu öğrendiler. Bunun üzerine Fin-Ugor Cemiyeti, Alex Olai Heikel(1851-1924) başkanlığında bir heyeti, 1890’da Koço Tsaydam bölgesine gönderdi. Heikel, 16 Ağustostan itibaren Köl Tigin ve Bilge Kagan yazıtlarının kopyalarını aldı ve İrkutsk, Tomsk üzerinden 1891 Haziranında Helsinki’ye döndü. Bu arada Urga(Ulan Bator)’da Heikel’den yazıtın Çince metin kopyalarını alan M.Popoff, derhal Rusça’ya tercüme edip yayınlamıştır. Bunun üzerine Georg von Gabelentz(1840-1893), Köl Tigin Yazıtının Çince metninin, Gabriel Daveria(1844-1899) da Bilge Kagan Yazıtının Çince metin tercümelerini yaptı. 1892’de Köl Tigin ve Bilge Kagan Yazıtlarının kopyaları ve resimlerinin albümü yayınlandı.

1891’de Petersburg İlimler Akademisi, Radloff’un başkanlığında bir heyeti bölgeye gönderdi. Elde edilen bilgileri Radloff iki seri halinde yayınladı: 1-Trudı Orhonskoy Ekspeditsy, 2- Sbornik Orhonskoy Ekspeditsy. Atlas ilk seride Fin-Ugor Cemiyeti ile aynı yılda yayınlanmıştı(1892). Söz konusu Atlasın diğer fasikülleri 1893(2.fasikül), 1896(3.fasikül) yıllarında basılmıştır.

Vilhelm Ludvig Peter Thomsen(1842-1927) yazıtların Türkçelerini çözdü ve 15 Aralık 1893’teki Danimarka İlimler Akademisinin toplantısında okuduktan sonra derhal yayınlandı. Bunu Radloff’un yayını takip etti.

Bu arada E.H.Parker, Orhon yazıtlarıyla ilgili geniş bir değerlendirmesini yayınladı. 1892’de Gustav Schlegel, Köl Tigin Yazıtının Çince metnini tercüme etti. Bundan yedi yıl sonra Tokyo’da Kurakichi Shiratori, yine aynı metni Almanca’ya tercüme etti.

 

Ülkemizde ise Hüseyin Namık Orkun hazırladığı Eski Türk Yazıtları adlı eserinde Köl Tigin’in Çince metninin Parker tarafından yapılan İngilizce tercümesini Gazi Terbiye Enstitüsü öğretmenlerinden Hadiye Erturkan’a Türkçeye çevirterek yayınlamıştır.

Çince Metnin Tercümesi:

 

Müteveffa Köl Tigin’in Yazıtı

Müteveffa Köl Tigin Yazıtı:

1.satır

Şu Mavi Gökler ki, kainatta örtmediği(korumadığı) yoktur. Gökyüzü ve insanlar karşılıklı uyum sağladıklarında dünyada (yer yüzünde) büyük bir ahenk olur. Onun havası, evrende ve yeryüzündeki her şey karanlık ve aydınlığa(yin-yang) ayrıldığı için hali hazırda (uygulamada) her birinin reisleri vardır(her biri idarecileri tarafından idare edilir). Aslında (Hsiao-hou’nun) sonraki

 

2.satır

 

nesilleridir………..

Önce Çinin mücadelesi vahşi çöllere yayıldığında(arttığında) Kan-ch’üan’deki saraya gelip Kuang-lu’nun korumasını rica ettiler. O halde bu dostluğun eskiliğini gösteriyor(derinliği eskiliği mevcuttur).

Bizim imparatorluğun kurucusu Kao-tsu kurup yükselttiği imparatorluğu

 

3.satır

 

T’ai-tsung devam ettirdi. Sekiz bölgede(tarafta) kültür(Çin kültürü) öğretildi. Askeri başarılar(kültürel başarılarla) bir lütufta oldu. Bu Mavi(Göklerin Mavisi) değiştiği için beraberinde unvanları, şerefleri neticede nesilden nesile ulaşır……….

 

4.satır

Sınır vergileri geliyordu. Sonra birbirimize baba oğul olarak bağlıydık. Akınların tacizlerin yapılmadığı yayların okların kınlarına sokulduğunu gördük. Siz bizi üzmediğiniz takdirde biz sözümüzden dönmeyeceğiz(kandırmayacağız). Bu da sınırlarımızın yeniden taciz edilmeyeceğinin (karşılıklı savaşmayacağımızın) garantisi olacaktır.

 

5.satır

 

Değil mi?

Merhum prens Köl Tigin, Kutlug Kagan’ın ikinci oğludur. Şimdiki Bilge Kagan’ın küçük kardeşidir. Onun sadakati ve dostluğu uzak ülkelerde duyulmuştur.(İki karakter eksik) Ona saygı duyan yabancılar kayboldular.

 

6.satır

 

Onun büyük babası İ-ti-mi-shih Fu, imparatorun nezdinde büyük hizmet ve şeref kazanması nasıl oldu? Sonra kendisi devam ettirebilir. Atası Kutlug Erkin tebası altındaki insanlarına çok insancıl yönetim gösteriyordu. Ve oğlu ve torunlarına devam ettirmesi nasıl

 

7.satır

 

mümkün olmazdı? Böyle bir insanın bilgeliği doğuşundan geliyor.

Bu nedenle dostluk duyguları korumakta yardımcı olabiliyordu. Kuzeyde Hsien-lui sınırlarını kontrol altına alabiliyor, batı komşusu Ch’u-yüe’lerin alanlarına karışabiliyordu. İmparatorun emrine saygı duyuyordu.

8.satır

 

T’u-ch’i’nin mazhar olduğu dostluğu aldı. Biz T’ang’la akrabalığı var olduğu için. Bu nedenle seni övdüm Saygı ve başarı ile. Büyük güven ve inanç

gösterdim. Planımız(anlaşmamız) bölünmediğinde ( bozulmadığında) güneşin alaca karanlığı kayboldu(Tegin vefat etti).

 

9.satır

 

Kalbimde çok acı hissediyorum.

Ayrıca(çünkü) Tegin, kaganın küçük kardeşidir. Kagan (bizim) oğlumuz gibidir. Böyle kabul edildiğine göre Baba oğul birbirlerine karşı saygılı olduklarında ağabey kardeş yakınlığı akrabalığı farklı olmadıklarını göstermez mi? İkiniz de gerçekte

 

10.satır

 

oğlumsunuz. Halen de Size karşı derin duygular hissediyorum. Bu sebeple(bunu göstermek için) zengin yazıtı diktirdim. Böylece uzaklara ve yakınlara yayılacak , çok ama çok uzun zamanlarda dinlensinler güneşin parlayan ışıklarıyla yeniden duysunlar konuşsunlar diye

 

11.satır

 

Çölün sınırındaki Ting-ling’lerin topraklarında gerçek kahramanlar bulunuyordu. Sen Birinci prens olarak görevlisin. Sen farklı geniş bölgeleri idare ediyorsun. Sen biz T’ang ile dostluk kurdun.Kim der böyle bir insan uzun süre

 

12.satır

 

koruyamaz diye Yüksek yazıt dağa dikildi. Yerini aldı zengin (uygun) bir şekilde,sınırsız yerlerde duyulması için

 

13.satır (dikiliş tarihi)

 

Büyük T’ang’ın K’ai-yüan saltanat devresinin yirminci yılında takvim sırasına göre jen-shen’da on ikinci ayda hsin-ch’ou vaktinde shuo gününde yedinci günde, ting-wei zamanında(öğleden sonra 2 ile 4 saatleri arası) dikildi. Köl Tigin Yazıtına yapılan Çince ilaveler:

1-Batı Yüzüne Yapılan İlave Köl Tigin Yazıtının Çince metnine bir satır ilave yapılmıştır. Söz konusu ilave 35 cm uzunluğunda olup, 15 karakterden meydana gelmiştir. Farklı bir tarzda yazıldığı açıkça görülmektedir. Bu metin üzerinde yaptığımız incelemelerde Hsüan-t’ung saltanat devresinin 3. Yılında, batı takvimine göre 1910 yılında Çin’deki Mançu hanedanının K’u-lun, yani Ulan Bator elçisi tarafından yazıldığını tesbit ettik. Elçi bölgeyi ziyareti dolayısıyla yaptırdığı koruma binasından duyulan şeref yazılmıştır.

Metnin tercümesi:

Hsüan-t’ung saltanat devresinin üçüncü yılında K’u-lun(Ulan Bator) elçisi Huo(Wa?)-san-to-pen(Türkçe okunuşu Huo-sen-do-bın), ziyaret etti, yüksek koruma inşa etti.

2-Doğu Yüzüne Yapılan İlave:

Yazıtın doğu yüzündeki tepelikte yer alan dağ keçisi damgasının burun kısmına da bir cümle ilave edilmiştir. Bu defa diğerinden farklı olarak yazılan ay dahi belirtilmiştir. Yani 1910 yılının Eylül ayında(muhtemelen) yazıldığı belirtilmektedir.

Metnin tam tercümesi:

Hsüan-t’ung saltanat devresinin 3. Yılının 8. Ayında Huan-p’o’lu Ch’in burada özel görevle seyahat ederken buradan geçti, oydurmak suretiyle yazıyı yazdırdı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: